Bir hafta, meğerse ne çok uzunmuş;
Ortalık karıştı gel artık hatun!
Bulaşıklar yığılıp minare oldu;
Gök ile yarıştı, gel artık hatun!
Tatil mi her neyse; olmaz olaydı
Sen varken her şeyler ne de kolaydı
Evde her ne varsa düzeni kaydı
Yerlere serişti gel artık hatun!
Dedim ya; dağ gibi oldu bulaşık
Yenildiği yerde kaldı her kaşık
İşler de ben gibi, hep sana âşık
Mecnûn'a erişti gel artık hatun!
Yaptığın yemekler bitmeden bittim
Çer çöpler birikti, deryaya battım
Nerde uykum geldi, orada yattım
Koltuklar buruştu, gel artık hatun!
Varmayasın hemen kötü yargıya
Çamaşırlar pazar, boğma vergiye
Buyur hiç olmazsa hazır sergiye(!)
Onlar da kırıştı gel artık hatun!
Söyle; mazur görsün çocuklarımız
Hem de akrabalar, diğer yarımız
Göndersinler seni, son kararımız;
Hayâller barıştı, gel artık hatun!
Gittin ya; artıkın açılmaz perde
Ayağa bir şeyler batıyor yerde
Süpürmek mi dedin, süpürge nerde?
Böcekler dörüştü, gel artık hatun!
Bekliyorum seni inan dört gözle
Kuru kahramanlık olmuyor sözle
Tütüyor yüreğim, yanıyor közle
Rüyalar barıştı, gel artık hatun!
Ordaki cümleye selâmlardayım
Hak yardım eyleye, kim der; dardayım
Bin demet sevgiyle otogardayım;
Duygular arıştı, gel artık hatun!
Nûrânî firkatten divane oldu;
Hele gör ardından geri ne kaldı?
Evde her şey sensizlikten bunaldı
Sararıp sarıştı, gel artık hatun!