Gadasın aldığım deyiver hele
"Eda"lar, "Edoş"lar "köy"de mi hâlâ?
Getir haberleri dolunca sele
"Dila"lar, "Diloş"lar "ay"da mı hâlâ?
Aynayı eline almaya görsün
Saçını belikli örmeye görsün
Demliği elinde görmeye görsün
'Eşe"ler, "Esoş"lar "çay"da mı hâlâ?
Bazen de saçları savururdu ya
Bakıyor aynaya ah doya doya
Güzellik uğruna yapılan foya
"Ayşe"ler, "Aşoş"lar "fay"da mı hâlâ?
İçince kahveyi çevrilir fincan
Konuşur edayla koparır tufan
Bazen de han arar, olunca sultan
"Canan"lar, "Canoş"lar "toy"da mı hâlâ?
İltifat etmezsen sıkılır birden
Su çıkar sanırsın kalkıyor yerden
Rejim gerekliymiş yapılan kürden
"Sema"lar, "Semoş"lar "pay"da mı hâlâ?
Bir bakar gözüyle fırlatır oku
Sürülmüş parfümü yayılır koku
Tırnağı kama mı, sanırım çakı
"Esra"lar, "Eşoş"lar "yay"da mı hâlâ?
İsimler bir anda değişti önce
Yağcılık kokuyor yazılan günce
Kaz gibi yolunup, "kuşa dönünce"
"Sıla"lar, "Siloş"lar "boy"da mı hâlâ?
Kirpiğe sürülür sürmeli kaşı
Hörgüce benziyor saçıyla başı
Vallahi bulunmaz dünyada eşi
"Nida"lar, "Niloş"lar "huy"da mı hâlâ?